Siteye Giriş-Kayıt

Hesabınız ile giriş yapın veya kayıt olarak şifre edinin.



Kelimeler

Ara.24 Pirokinesis
Ağu.02 Cadı Tahta
Ağu.02 Zombi
Ağu.02 Zener Kartları
Ağu.02 Yoga ( Yoga )

Ayın Evreleri

İstatistikler

Üye Sayımız : 16233
Makale sayısı : 271
Web Bağlantıları : 51
İçerik Tıklama : 2374704
Designed by:

Bilincin Dil İle İlişkili Evrimsel Gelişimi PDF Yazdır e-Posta
Sultan Tarlacı tarafından yazıldı.   
Cuma, 15 Şubat 2013 10:47
2.8/5 (4 oy)

Bazı biliminsanlarınca bilincin, akıllarımızı diğer insanların akılları için birer model olarak kullanabilmemizi ve onların davranışlarını önceden tahmin etmeyi sağlamak amacıyla ortaya çıktığı öne sürülür. Yani, diğer insanların da bizim gibi düşündüklerini düşünme yoluyla ortaya çıkar. Roger Penrose, evrimsel açıdan bilincin kendini başka birinin yerine koymayla (avcı, kendini, avının yerine koyarak, onun nasıl davranacağını tahmin ederek üstünlük sağlar) ortaya çıkamayacağını belirterek; “Bir sistem, kendi içinde bir şeyin modeline sahip olursa, bu şekilde bilincine “varabilir” ve kendinin bir modeline kendi içinde sahip olursa, ‘kendi kendinin bilincinde olabilir’. Bir video kamera, kaydettiği sahnelerin bilincinde olamaz; aynaya yöneltilmiş bir video kamera, kendi varlığının bilincinde olamaz” der.

Konuşma yeteneği hayvanlarla bizim aramızdaki en önemli farkı oluşturmakla birlikte, akıl ve bilinç sahibi olmak için mutlak gerekli midir? Dil olmadan düşüncenin varlığı mümkün değildir. Dil, anlamlar içerir ve düşünme süreçlerimiz bu anlamlar üzerinden olur. Önce hissettiklerimizi anlatırız, sonra dil ile başkalarının farkındalıklarını öğreniriz, onlara düşünce ve duygularımızı anlatırız. Dolayısıyla dilin yokluğu, gerçekte farkındalıklarını imkânsız hale getirir.[1] Bilinçte öncelikle kendi farkındalığımız vardır ve kendimizin farkında oluruz. Daha sonra başkalarının farkındalığı olduğunu anlarız (bilinçte ikileşme/double consciousness). Böylece, diğer düşünceler bizi oluşturur.[2]

Ancak, kendimizin farkında olmamız kadar kolay bir açıklama getirilebilir mi? Roger Penrose’a göre “Bir sistem, kendi içinde bir şeyin modeline sahip olursa bu şeyin ‘bilincine’ varabilir ve kendinin bir modeline kendi içinde sahip olursa, ‘kendi kendinin bilincinde olabilir’. ...bir video kamera, kaydettiği sahnelerin bilincinde olamaz; bir aynaya yöneltilmiş bir video kamera, kendi varlığının bilincinde olamaz” diyerek kendi kendinin farkında olmanın bilinç gelişimi için yeterli olamayacağını öne sürer.[3] Bilincin evrimi konusuna ilerideki bölümlerde de ayrıntısı ile değinilecektir.



[1] Dawkins MS. Hayvanların Sessiz Dünyası. 2.Baskı. TÜBİTAK yay. 1999;24.

[2] Etaborsky E. Evoluation of consciousness. BioSyatems 1999;51:153-168.

[3] Penrose R. Kralın Yeni Usu-III. Us Nerede? TÜBİTAK yay. 1999;133.

Son Güncelleme: Cumartesi, 23 Şubat 2013 14:10