Bilim Felsefesi/Bilimin Anlamı
Yazar:Sultan Tarlacı
Bu iki alan arasındaki ayrım ciddi bir sorundur, ama zor değildir. Bu durumlarda devreye ÖnBilim (ProtoScience) girer. ÖnBilim, SahteBilimden farklıdır. ÖnBilim, bazı durumlarda bilimsel yöntemlerle henüz test edilememiş teorileri ifade eder, fakat bu teori var olan bilimsel bilgi ile uyumludur. Uyumsuz olsa bile belli bir derecesi vardır ve dönemin bilimi ile tam olarak çatışmaz, yadsınamaz. Bugün için, dünya dışı yaşamın araştırılması (SETI), dünya dışı yaşamla ilişkiye geçilmesi (CETI) ve bu kitabın kapsamı (NöroKuantoloji) ÖnBilim kapsamındadır.
| 2856 tıklama |  Email | Devamını oku
Bilim Felsefesi/Bilim Adamları
Yazar:Sultan Tarlacı
Daha sonraları, psikoloji alanında Davranışçılık ön plana çıktı. Bu hareketin kurucusu psikolog John Broadus Watson’du (1878-1958). 1913’te “Psycology as a Behaviorist Views It” adlı makalesini yayınlamasıyla Davranışçılığın tarihi başlar. Burada Watson, Wundt’un öne sürdüğü de dahil her türlü içebakışa (içgözlem) karşı olduğunu öne sürer. Psikolojiyi nesnel bir bilim düzeyine yükseltmek isteyen Watson, sınanması ve doğrulanması olanaksız, bilinç durumlarını inceleyen içebakışa tepki göstererek, DAVRANIŞı, bu bilimin inceleme konusu, GÖZLEMi de yöntemi olarak kabul eder.
| 2726 tıklama |  Email | Devamını oku
Astronomi/Büyük Patlama
Yazar:Sultan Tarlacı
Bizim için bilinmeyen fizik kuralları. Tanrı’nın yaratacağı evren hakkındaki düşünceleri, Her şeyin teorisi (ToE, Theory of Everything) bilgisi ya da Levh-i Mahfûz veri tabanı açılımı... Başlangıçtaki fizik kurallarına göre evrenin tüm ömrünün şekillenmesi... Platon’un Demiurgos’unun (zaten belirlenmiş fizik yasalarının sınırları içinde çalışan bir Tanrı) bir tipi bizim evrenimizde başlar. Ve biz “evren neden bu şekilde?” diye soran akıllı yaratıklar olarak, sonlu beyinlerimizle sonsuz uzayı kavramaya çalışırız.
| 2702 tıklama |  Email | Devamını oku
Astronomi/Büyük Patlama
Yazar:Sultan Tarlacı
Yıldızlar da insanlar gibi doğar, yaşar ve ölürler. Güneşimiz de bize en yakın yıldızdır. Yıldızlar kütle olarak Güneş’imizin 0,1-100 katı ağırlığında olabilir. Kütlesi 20-50 kat olanlar, hızlı yaşar ve birkaç milyon yılda yakıtlarını tüketir. Güneş kütlesindeki bir yıldız ise 10 milyar yıl yaşamını sürdürebilir. Güneş’ten küçük yıldızlar ise daha uzun yaşar.
| 2670 tıklama |  Email | Devamını oku
Astronomi/Büyük Patlama
Yazar:Sultan Tarlacı
Büyük patlama düşüncesi 1920’lerde ortaya atılmış ve ancak 1965’te kozmik arka plan ışınımının ortaya konulması ile doğrulanmıştır. Bu ışınım, evrenin çok sıcak, şiddetli ve ani bir başlangıçla ortaya çıktığının açık kanıtıydı. Buna rağmen, 1960’larda, her devrimci teoride olduğu gibi, evrendeki tüm maddenin büyük patlamanın ilk 3 dakikası içinde oluştuğu fikrini komik bulup, kahkahalarla gülen bilimadamları da sıkça görülmekteydi. Oysa bütün kanıtlar yavaş yavaş evrenin sonlu bir zamanda ortaya çıktığını göstermekteydi. Ex nihilo nihil fit (hiçbir şeyden hiçbir şey doğmaz) daha anlaşılır hale geldi. Kuramı destekleyen önemli deliller art arda tespit edilmeye başlandı. Evrenin genişlediğinin tespiti tam bir sürpriz oldu. Çünkü o zamana kadar inanılan, “durağan evren” modeliydi. Yani evren sonsuzdan beri hep vardı. Durağan evren modeli Aristoteles’e kadar uzanmaktaydı.
| 2622 tıklama |  Email | Devamını oku
Bilim Felsefesi/Bilim Adamları
Yazar:Sultan Tarlacı
Gustav Fechner’e (1801–1887) ününü psikofizik üzerine yaptığı çalışmalar kazandırmıştır. Yaşamının son zamanlarında, büyüklük sanrıları ile Tanrının kendisini tüm gizemleri çözmek üzere seçtiğini iddia ettiyse de, bilime büyük katkıları oldu. Fechner, yaşamının önemli bir kısmını ruh-beden ikilisi ile ilgilenerek geçirdi. Ruh-bedenin temel olarak farklı yönleri olmasına rağmen, aslında aynı oldukları yargısına ulaştı. İkisi arasındaki açık fark, inceleme yollarından kaynaklanır.
| 2577 tıklama |  Email | Devamını oku
Astronomi/Yıldızlar
Yazar:Sultan Tarlacı
Yıldızlarda insanlar gibi doğar, yaşar ve ölürler. Güneşimiz de bize en yakın yıldızdır. Yıldızlar kütle olarak Güneş'imizin 0.1-100 katı ağırlığında olabilirler. Kütlesi 20-50 kat olanlar, hızlı yaşarlar ve bir kaç milyon yılda yakıtlarını tüketirler. Kütleleri M<1.4 M0 (M0 = Güneş Kütlesi) olan bir yıldız ise yaklaşık 10 milyar yıl yaşamını sürdürebilir. Güneş'ten küçük yıldızlar ise, kütleleri yine M= 0.5 M0 eşik değerinin altına düşmedikçe daha uzun yaşarlar. Yaklaşık 9 milyar yıl önce, güneşimiz ve etrafındaki gezegenler oluşur. Ancak 9 milyar yıl önce oluşan ne Güneş’in, ne de gezegenlerin, bu günkülerle fiziksel, kimyasal, kütlesel, enerjisel bakımdan hiçbir benzerlikleri yoktu. Bu konu oldukça spekülatiftir.
| 2570 tıklama |  Email | Devamını oku
Astronomi/Büyük Patlama
Yazar:Sultan Tarlacı
Evrenimizin sonsuza kadar genişleyeceğini ya da bir süre sonra kendi üzerine çökeceğini anlamamızı sağlayacak olan bilgi, evrenin kütlesel yoğunluğunun ne kadar olduğudur. Genişleyen bir evrende herhangi iki nokta arasındaki uzaklık sürekli olarak artar. Evren-uzay üç boyutlu olduğundan, hacimde artışa neden olur. Evren genişlerken birim hacimdeki yoğunluk azalır. Buna göre, evren 2 kat genişlediğinde yoğunluk 8 kat azalır (23=8).
| 2564 tıklama |  Email | Devamını oku
Haberler/Son Haberler
Yazar:Sultan Tarlacı
Evrendeki radyo dalgalarını haritalayan bir ekip, saatte üç kez dev bir enerji patlaması yayan olağandışı bir şey keşfetti ve bu, gökbilimcilerin daha önce gördüğü hiçbir şeye benzemiyor. Ve bize gerçekten çok yakın -- yaklaşık 4000 ışıkyılı uzaklıkta. Galaktik arka bahçemizde. MÖ 2 bin yıllarında gönderilmiş olabilir ya da o zamana ait...  Kaynak darbelerinin her 18.18 dakikada bir, bildiğimiz kadarıyla daha önce gözlemlenmemiş olağandışı bir düzenli olduğu tespit edildi. Daha kapsamlı bir araştırma, Ocak-Mart 2018 arasında 71 sinyal-vuru tespit edildi. Darbe genişlikleri 30 ila 60 s arasında değişir ve bazen 0,5 s'lik zaman çözünürlüğümüzde çözülmemiş birçok 'dikenli' patlamayı içeren, diğer zamanlarda 10-30 s genişliğindeki alt darbeleri gösteren saatlik zaman ölçeklerinde gelişir. Sinyal parlayan yıldızlarda, ötegezegenlerden ve beyaz-cüce/M-cüce radyo emisyonu gibi bilinen fenomenlerle açıklanamıyor ve bunların hepsi bu mesafeden çok sönük kalacaktır. Belki de bu bize gönderilen bir mesajın alfabesi olabilir, her biri bir harf! Şifre çözücüler nerede? Ya da KAYNAĞIN ne olabileceğini araştırmak için uzaktangörü çalışmacıları?
| 2563 tıklama |  Email | Devamını oku
Bilim Felsefesi/Bilimin Anlamı
Yazar:Sultan Tarlacı
René Decartes “Yalnızca hayvanlar durmaksızın vücutlarını besleyecek besini bulmakla uğraşırlar, ...insanların, temel düşüncesi, ruhun gerçek besini olan bilgeliği aramak olmalıdır”[1] der. Bu bilgeliği arayan da biliminsanıdır. Biliminsanları, didinip duran işçi karınca gibidirler. Dev bir bilgi hazinesinin oluşmasına yardımcı olan birer hizmetkârdan başka bir şey değildirler. Tarihin belli bir döneminde oluşmuş stoktan alıp, buna biraz da kendilerininkini katarlar. Her biliminsanının çabası bilgi okyanusuna bir damla mürekkepli su katmak gibidir.
| 2520 tıklama |  Email | Devamını oku

Powered by AlphaContent 4.0.7 © 2008-2026 - All rights reserved